FIKRALAR
YANLIŞ NUMARA
Kadının biri telefonu eline alınca 2 saatten önce indirmezmiş. Birgün tekrar telefon çalmış ama bu kez yarım konuşmuş. Bunu gören kocası şaşırmış ve sormuş;
—Yahu kadın her zaman 2 saatten az konuşmazdın. Ama bu kez sadece yarım saat konuştun.
Karısı cevap verir.
—Yanlış numaraydı demiş. Menekşe Turhan
DELİLER
Akıl hastanesinde deliler bir gün bir plan hazırlamışlar. Bu plan 5 kapıyı kıracaklarmış. Bunlar akşam olduğunda kapıları teker teker kırmaya başlamışlar ve 1. kapıyı kırmışlar,2. kırmışlar,3,4 diye kırınca son kapıya gelmişler ama o son kapıda açık olunca birisi oradan;
—Plan bozuldu deriye dönün, demiş.
Rukiye Aslan
SENDE GÖR
Günlerden bir gün bir köyde ölmek üzere olan bir hasta varmış.
Bu hastayı kör Osman ziyarete gitmiş. Kör Osman zar zor içeri girer girmez hasta hapşurmuş. Kör Osman;
—Çok yaşa, deyince hasta da;
—Sende gör, demiş.
Yağmur Hayal Çelik
TIMARHANE GÜNLÜĞÜ
Tımarhanede bir gün deliler aralarında şakalaşıyormuş. Biri şakayı abartınca, ötekine;
—Delisin işte şaka yapmayı da beceremiyon, demiş.
—Çok mu bilyon, o zaman neden buradasın, demiş.
—Kalacak yerim yok da nerede beleş oraya yerleş, demiş.
Ali Erdinçoğlu
UĞURSUZ KADIN
Adamın biri yoğun bakımda ve karısı başucundadır. Karısının elini tutarak;
—Karıcığım, kaza geçirdiğimde yanımdaydın, iflas ettiğimde beni avuttun, şimdi yoğun bakımdayım ve yine yanımda sen varsın.
Tabii karısı övünmenin mutluluğunu yaşamaktayken, kocası;
—Yahu sen ne uğursuz kadınsın her olumsuz olayda yanımdasın.
Suzan Temiz
NE MUHABBETİ
İki adam aralarında muhabbet ediyorlarmış, sormuşlar;
—Ne muhabbeti demişler; geyik muhabbeti, ne geyiği demişler; ren geyiği demişler, ne ren i demişler; el freni demişler, ne eli demişler; hanım eli demişler, ne hanımı demişler; ev hanımı demişler, ne evi demişler; dağ evi demişler, ne dağı demişler; ağrı dağı demişler, ne ağrısı demişler baş ağrısı demişler; ne başı demişler; kuşbaşı demişler, ne kuşu demişler; muhabbet kuşu demişler, ne muhabbeti demişler; geyik muhabbeti demişler.
Suzan Temiz
FLAŞ HABER
Bir televizyona haber vermek isteyen biri. Gördüğü kazayı bir muhabire anlatmak ister. Muhabir dinler ve not alır. Olay şöyle olmuştur;
—Bir kamyonetin freni patlamıştır ve bir direğe çarpar.
Bu haberi muhabir şefine şöyle anlatır;
—Şefim bir kamyonun freni patlamış iki kişiyi ezmiş, der.
Şef ise bu haberi müdürüne şöyle anlatır;
—Müdürüm bir tırın freni patlamış tır pazaryerine girmiş ve etraf savaş verine dönmüş, der.
Haber böylece sunulur.
Selman Kara
KAZAYA BAK
Bir gün yolda giderken, bir kaza olmuş bunu gören Ferhat ile aziz bu kazayı ambulansa bildirmek istemişler. Hemen ambulansı arayıp;
—Bir araba iki ineğe çarptı. İneklerin durumu ağır görünüyor.
Aziz ile Ferhat eve gider. Sonra Aziz’in telefonu çalar. Arayan halasıdır.
—Oğlum aziz yetiş. Amcanla yengen kaza geçirdi. Durumları ağır.
Seda Sabır
LAMA
Bir gün geometri hocası ders anlatırken öğrencilerden birini konuşurken yakalar.
Öğretmen;
—Hey sen ne konuşuyorsun orada, der ve yanına gider;
—Hiç hocam bir şey konuşmuyorum. Arkadaşıma soru soruyordum.
Öğretmen;
—Sen beni ne zannettin yutarmıyım bu numaraları.
Öğrenci;
—Lama.
—Ne.
—Lama zannettim. Hocam lama gibi 1 saattir yüzümü yıkayıp duruyorsunuz da ondan.
Ebru Doğru
PROBLEMİMİZ YOK!
Öğretmen ders anlatırken tahtaya bir problem yazar. Problem şöyledir;
—Bir bakkaldan biri 200 liraya bir ekmek,200 liraya peynir,175 liraya da zeytin alınır. Toplam bakkala ne kadar vermesi gerekir. Hadi bu problemi çözün çocuklar demiş.
Öğrencilerin hepsi parmak kaldırmış ama aralarında biri kaldırmamış. Hoca ona dönüp;
—Ferhat sen niye parmak kaldırmıyorsun, der.
Ferhat;
—Bizim öyle problemlerimiz yok. Çünkü bizim bakkalımız var.
Seda Sabır
...................................................................................................
Baba ilkokuldaki oğlunu karşısına almış azarlıyordu.
- İki yıldır okula gidiyorsun, ancak 10’a kadar saymayı öğrenebildin. Bu gidişle büyüyünce ne olursun bilmem.
- Boks hakemi olurum babacığım.
*********************
* Hasta acı içinde kıvranıyordu .
- Doktor bey midemin ağrısından duramıyorum.
Hayatımda ilk kez midye yedim acaba ondan mı?
- Olabilir. Midyeleri açtığınızda ağır bir koku duydunuz mu?
- Ne diyorsunuz doktor bey! Yoksa midyeleri açarak mı yiyecektim.
*********************
* Öğretmen bir gün fiil çekimlerini anlatıyordu.
- Bağırmadım, bağırmadın, bağırmadı, bağırmadık
bağırmadınız, bağırmadılar dersek ne anlarız!
- Sınıfın çok sessiz olduğunu hocam.
KARIM KAYBOLDU
Akmerkezde karilarini kaybeden iki kisi karsilasir.
-Affedersiniz ben karimi kaybettimde bana yardimci olurmusuz.
-Aaaa tesadüfe bakin bende karimi kaybettim.Benim bir fikrim var beraber karilarimizi arayalim.Sen benim karimi görürsen haber ver ben senin karini görürsem ben haber veriyim.
-Tamam ama nasil bulucagiz birbirimizi.
-kim karilarimizdan birini bulursa 5.kattaki sinemalarin önünde beklesin tamam mi?
-tamam tamam ama ben senin karini nerden taniyacagim.
-Benim karim 1.75 boyunda, sarisin, mavi gözlü, beyaz tenlidir.Üzerinde ise pempe bir mini etek,beyaz gögüsten dekolteli bir buluz ve pempe sivri topuklu bir ayakkabi vardir.Diger adam ise;
-''Benim kariyi bos ver senin kariyi arayalim''der.
TEMEL AMERİKAYA SAVAŞ AÇARSA
Temel ve Dursun amerikanın ırak a savaş açmasını hazmedemeyip Amerikaya savaş açmaya karar vermişler.
ne yapıp edip Bush un telefonuna ulaşmışlar..
ve arayıp konuşmaya başlamışlar
Temel:sayın Bush siz Iraka savaş açtinuz bizde size açayruz
Bush:siz kimsiniz hangi ülkesiniz..
Temel:biz Rizeliyuz
Bush: peki asker sayınız kaçtır
Temel:ben ve arkadaşım Tursun toplam içi
Bush:silah sayınız kaçtır
Temel:benım dededen kalma çakıralmaz,Tursun unda bi tekkırma tüfek
Bush:buna karşılık bizim 20.000 askerımiz,5.000 uçaksavarımız,3000 gemimiz var
Temel:ben sizi tekrar arayacağum..
Amerikalılar oturmuşlar aramışlar taramışlar sonunda Rize yi bulmuşlar,bakmışlar ufak bir yer şok olmuşlar
Temel tekrar aramış..
Temel:Sayın Bush biz size savaş açıyoruz
Bush:asker sayınız
Temel:ben,Tursun ve kahveden birkaç arkadaş toplam 5 çişiyuz
Bush: peki silah sayınız
Temel:benim çakıralmaz,Tursunun tekkırma,kahvedeki arkadaşlardan birunun çakısı bide biçerdöver
Bush:buna karşilık bizim asker sayımız 50.000 e ulaştı,10.000 uçaksavarımız ve 7.000 gemimiz oldu
Temel:biz sizi tekrar arayacağuz...
bir müddet sonra Temel tekrar arar
Temel:biz savaştan vaz geçtuk
Bush:neden?
Temel: o kadar savaş esirunu barındıracak yerumuz yok.
TEMEL'İN BABASI VEFAT EDER
cenazeye gelen bi aile dostu temele sorar : nasıl oldu?
CEVAP: 30. kattan aşağıya düştü
ADAM: vah vah desene çok feci ölmüş...
TEMEL: yok yok öyle ölmedi...tam yere düşecekken manavın tentenesine çarpıp tekrar yükseldi...
ADAM: vah vaaah! daha şiddetli çakıldı o zaman..
TEMEL: yok! karşıdaki kasabın tentenesinden zıpladı bu sefer karşı binanın çatısına...
ADAM: demek çatıya çarpıp öldü..
TEMEL: yok ya çatıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti.
ADAM: deme yaa çarpıldı o zaman
TEMEL: yok canım teller yaylandı babamı 200 metre yukarı fırlattı.
ADAM: 200 metreden yere çakıldı öylemi yazık!
TEMEL: yok ya.. yine en baştaki bakkalın tenteneye...
ADAM : ordamı öldü?
TEMEL: yoooo...ordanda yine kasaba...
En sonunda bunalan adam temele bağırarak sordu:ULAN NASIL ÖLDÜ BU ADAM!!!!??
TEMEL:baktık durmuyor..''VURDUK!!''
KAŞİF İLE TEMEL
Kasif Temel ile Dursun Amerika'yi kesfe cikmis ve icerilere dogru
ilerlemekte, geceleri de kamp kurmaktadirlar.
Bir sabah cadirdan disari cikan Dursun, hemen geri donup Temel'e
> >seslenir:
"Kalk ula Temel, kalk!" der,"disarida tuhaf adamlar var."
Firlayip disar cikan Temel disardaki Kizilderilileri gorunce:
"Ben simdi hallederim" der ve iceriden sazini alarak geri doner.
Atlarinin ustundeki Kizilderililere dogru sazini bir iki dimbirdatir
ve korkan Kizilderililer kacar.
Hayran kalan Dursun:
-"Ula Temel, bravo"bir tek saz ile hallettin isi." der
Bunun anisina buranin adi bundan sonra Teksaz olsun."
Devam ederler ilerlemeye ve bir kamp sabahi yine Dursun aceleyle Temel'i
kaldirir
-"Ula Temel, bu sefer baskalari geldi."
Gelenlere bakan Temel dusunur ve
-"Aksam fasulye yemistik, ben simdi hallederim onlari" diyerek
Yeni misafirlerin karsisina gecer doner ve gurultuyle
yellerinir.
Sesten urken atlar ve telasa kapilan Kizilderililer hemen kacar.
Dursun yine hayran hayran bakar:
-"Ula Temel, sana helal olsun. Senin gibi buyuk bir Laz,
bir tek Gaz ile bu isi de halletti.
Bari buranin adi da bundan sonra Laz Vegaz olsun."
Baska bir sabah, baska bir yerde yine ayni telas ile Dursun Temel'i
kaldirir.
Disari cikan Temel, Teksaz'da gordugu Kizilderililerinin geldigini gorunce
sevinir ve iceriden sazini alip kendinden emin geri doner.
Gecer karsilarina ve baslar calmaya:
"Dimbir dimbir."
Bu sefer hareket olmaz....
ve Temel tekrar dener:
Dimbir dimbir. dimbir da dimbir."
Kacan olmaz....
En ondeki iki Kizilderili birbirine bakar ve biri atindan inip
Temel'in yanina gider.
Temel'in elinden sazini aldigi gibi po..suna sokar...
donup atina atlar ve butun Kizilderiler cekip giderler.
Temel aci icinde kaskati iken Dursun buyumus gozleri ile
Temel'in po..sundaki saza bakarak konusur:
-"Ula Temel, buyuk adamsin.
Bu sefer biraz zor oldu ama yine halletmeyi bildin."
Bari buranin adi da bundan sonra Arkansaz olsun."der.
KARGA VE AYI
karga ve ayi ucakla yolculuga cikmislar.ilk defa ucaga bindikleri icin merak edip dügmenin birine basmislar ve hostes gelmis,buyurun ne istemistiniz.karga yok bisey ipnelik olsun diye bastik demis.hostes kizmis gitmis ama bu 3-4 defa tekrar etmis sonunda hostes eger bir daha basarsaniz dügmeye sizi atarim demis.henüz dügmeye hic basmiyan ayida dayanamamis ve basmis dügmeye,iyice kizan hostes,ikisinede tuttugu gibi ativermis ucaktan.tabi ucamiyan ayi kargaya kurtar len düsüyom olum demis.kargada madem ucmasini bilmiyon niye ipnelik yapiyon len
KARNE
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."
İLK KAMÇIYI EN ÇİRKİNİ VURACAK!
Müthiş bir eleştirici olan bir Bektaşi yazar, kadınlar hakkında öyle bir kitap yazmış ki söylenmedik söz bırak mamış. Bunun üzerine on- beş kadar kadın biraraya gelerek yazarı dövmeye ka rar verirler. Bir gün Bektaşi evine giderken yolunu kesip bağırmaya başlarlar:
— Sen bizim hakkımızda bir kitap yapıp aleyhimiz
de türlü türlü şeyler yazmışsın. Biz de seni öldürünceye
kadar dövmeye karar verdik. Birer kamçı alarak buraya
geldik. Cezana hazır ol, diyerek kamçılan göstermişler.
Bektaşi kadınları yatıştırmaya çalışmışsa da başarılı olamadığından dayak yemeğe razı olarak:
— Fakat bir şartla. Birinci kamçıyı içinizden en çir
kin olanı vuracak, demiş. Kadınlar bu şartı kabul etmiş
ler.
Fakat ilk kamçıyı vurmak için kimse öne çıkmayın ca, bu dayak faslı da yarım kalmış
ÖLÜM KÖLE İLE KRALI EŞİT KILAR
Büyük İskender, Diyojen’i, birbiri üstüne yığılmış in san kemikleri arasında bir şey ararken görmüş ve ne yaptığını sormuştu.
Diyojen:
— Babanızın kemiklerini arıyorum.
Ama hangisinin kölelere, hangisinin babanıza ait olduğunu kestiremiyorum, cevabını vermişti.
ÇALARKEN NEŞELENMEK
Neyzen Tevfik’e bir gün sorarlar:
— Çalarken mi neşelenirsin, yoksa neşeli olduğun
zaman mı çalarsın?
O günlerde Maliye Bakam hakkında yolsuzluk dedi koduları alıp yürümüştür.
Neyzen Tevfik, fırsatım kaçırmaz:
— Maliye Bakanı değilim ki, çalarken neşeleneyim,
cevabını verir.
HİZMETÇİ
Adam evine telefon acar, telefonu yabancı bir bayan açar. Adam karşıdaki sesi duyunca şaşırır, bayana sorar:
- "Sen kimsin?"
Kız cevaplar:
- "Evin hizmetçisiyim."
- "Iyi de bizim hizmetçimiz yok ki!"
- "Evin hanımı beni bu sabah işe aldı."
- "Ya. Öyle mi? Ben de evin beyiyim. Hanımı cağırır mısın?"
- "Hanımınız şu an yatak odasında kocası sandığım bir adamla beraber."
Adam şaşırır, sinirlenerek,
- "Elli bin dolar kazanmak istermisin?"
Kız,
- "Tabii ki isterim.Kim istemez..."
- "O zaman çekmeçedeki silahı al, yukarı çıkıp o cadi ile o sümsük herifi vur!"
Önce ayak sesleri duyulur, sonra iki el silah sesi. Hizmetçi telefona geri gelir:
- "Öldürdüm efendim, cesetleri ne yapayım?"
Adam,
- "Cesetleri havuza at."
Kadın duraklar:
- "Ama burada havuz yok ki?" Adam bir süre düşünür ve cevap verir:
- "Orasi 112 4* ** değil mi?
- "Hayır!!!!!
- "Pardon! Yanlış numarayı aramışım!!!!!"